Mavi Kart Almanya İşlemleri

Herkese Merhaba! 👋

Öncelikle, Alman bürokrasisi Türkiye’deyken dahi duyduğumuz, çok katı kurallarıyla bizi oldukça tedirgin eden bir fenomendi. Şuan Berlin’de dördüncü ayımıza girerken diyebilirim ki kesinlike duyduğumuz kadar hatta belki daha da fazlasıymış.

Almanya’da kurallara ve düzene çok büyük önem veriliyor. Bir diğer deyişle “Nein heißt nein”. Yani, “hayır hayır demektir”. Herhangi bir istisna ya da “Yav bizi de idare ediverin”cilik Almanya’da kesinlikle mümkün değil.

Fakat kuralları öğrenip, gerekli bürokratik işleri halletmek çok kolay. Birçok kaynak Almanca olduğu için, biz de ilk etapta biraz zorlanmıştık. Bu yazımda Almanya’ya geldikten sonra devlet işleriyle ilgili deneyimlerimizi ve öğrendiklerimizi detaylıca paylaşmaya çalışacağım.

İlk İş: “Anmeldung”

Bazı işlemleri açıklarken özellikle Almanca karşılığı ile açıklama yapacağım. Bunun altında yatan sebep, aslında Almanya’da herkesin bu terimler söz konusu olduğunda çoğu zaman terimlerin Almanca’sı ile konuşması. Yani bir diğer deyişle, karşıdaki kişi ile İngilizce de konuşsanız: “Do you have Anmeldung” Diyecektir. O sebeple aslında bazı terimleri çeviri yapmadan aktarmak en doğrusu olacaktır.

Anmeldung aslında İngilizce’ye “Registration” olarak Türkçe’ye de “Kayıt olma, Haber verme” olarak geçse de biz İkametgah işlemleri gibi düşünebiliriz. İlk iş olarak bu işlemi yazma sebebim, aslında diğer birçok işlem için bu aşamayı mutlaka tamamlamanız gerektiği.

Devlet işlerinde bir ön koşul olmasına ek olarak; telefon hattı alma, banka hesabı açtırma gibi işlemlerde de Anmeldung çoğu zaman isteniyor. Alman bürokrasisinin başlangıç noktası olarak bu belge diyebiliriz. Arkadaş ortamında birilerini maça ya da bir organizasyona davet ederken , bu bürokratik ortama ithafen espri yapılır hatta “Bring your Anmeldung first!” şeklinde.

Peki neden Anmeldung bu kadar önemli ve devletin resmi kurumlarındaki diğer işler için de bir ön koşul? Bunun temel sebebi, Almanya’da bürokrasinin neredeyse tamamen “posta” yoluyla ilerlemesi. Evet yanlış okumadınız. “e posta” değil, bildiğimiz postacıların evimize getirdiği posta. Tabi postayı alabilmek için de devletin resmi sisteminde kayıtlı olan bir adresimiz olması gerekiyor. İşte bunu da bize sağlayan şey “Anmeldung”.

Bir diğer önemli nokta da Anmeldung’u yaptıktan sonra, vergi sınıfımızın belirlenmesi ve bizim için bir “Tax ID” yani vergi numarası oluşturulması. Bu bilgi şirketler için de çok önemli olduğu için çalıştığınız şirket de aciliyetle sağlamanızı isteyecektir.

Anmeldung’a nasıl başvuru yapıldığını ve tüm süreci bu yazımda tüm detaylarıyla anlattım. Anmeldung başvurusu yapmaya hazırlanan arkadaşları o yazıya alırken, biz diğer önemli işlerle devam edelim.

Sağlık Sigortası Yaptırmak

Türkiye’deyken yaptığımız çalışma vizesi ya da mavi kart başvurusu esnasında istenilen önemli bir belge de sağlık sigortası. Vize başvurusunda da belirtildiği üzere, bu sigortayı işe başlayacağımız güne kadar yapmamız yeterliydi.

Bu sigorta işe başlayana kadar bize güvence sağlarken, bundan sonraki sigortayı da yine bizim yapmamız bekleniyor. Tabi burda kafa karışıklığına sebep olmamak adına Almanya Sosyal Güvenlik Sistemi’nden kısaca bahsedelim.

Almanya’da birçok farklı sigorta türü olsa da biz konumuzdan sapmadan sağlık sigortası ya da Almanca ismiyle “Krankenversicherung” üzerinde yoğunlaşacağız. Almanya sosyal devlet anlayışına sahip olduğu için, Almanya’da ikamet eden herkesin bir sağlık sigortasının olması gerekiyor yasalara göre. İki çeşit sağlık sigortası bulunuyor. Kamu Sağlık Sigortası ve özel sağlık sigortası.

Ayda 450 Euro(2021 için) üzerinde kazanan herkesin sigorta yaptırması gerekiyor. Peki herkes özel sağlık sigortası yaptırabilir mi? Buna cevabımız ise hayır. Türkiye’den farklı olarak özel sağlık sigortası yaptırabilmeniz için yıllık brüt maaşınız belirli bir değerin (64350 Euro, 2021 değeri) üzerinde olması gerekiyor.

Hem yasal olarak aciliyetinden hem de bundan sonraki diğer bürokratik işlerde de bize gerektiği için ikinci adımımız sağlık sigortamızı yaptırmak. Burda sigorta şirketimizi biz seçiyoruz ve bilgisini de şirketimiz ile paylaşıyoruz. Sonrasında, bizim herhangi bir ödememiz olmuyor. Sigortayı biz yaptıracağız derken yanlış anlaşılmaması adına bu bilgiyi de verelim. Sigorta şirketine biz başvuruyoruz fakat herhangi bir ödeme yapmıyoruz. Sigorta ödemesi işverenimiz tarafından yapılıyor.

Kendi deneyimlerimden yola çıkarak süreci anlatmaya devam edeyim. Ben işe başladığım gün oryantasyon görüşmemde HR’a bu konuyu sorduğumda, şirketimiz ile anlaşmalı sigorta şirketlerinden kontak isimler sağlamıştı. İstediğimiz şirketi seçemekte özgürüz. Şirketin sağladığı isimlerle ilerlemek benim için sürecin daha hızlı sonuçlanmasına ve sorularıma hızlıca cevap bulabilmeme olanak sağlamıştı. Farklı sigorta şirketleri arasından benim seçimim TK oldu. İngilizce destek verebilmeleri ve “Expat”lar tarafından da sıklıkla tercih edilmesi kararımı etkileyen en önemli faktörülerdi.

Başvuru ve sigortanın tamamlanması ile ilgili deneyimlerime gelecek olursak. Aslında çok basit adımlardan oluşuyor. İnternet sitesi üzerinden form doldurarak başvuru yapıyorsunuz. Sonrasında sisteme kartınızda yer alacak fotoğrafınızı yükleyebilmeniz için bir pin geliyor posta yoluyla. Fotoğrafı da sisteme yükledikten sonra kartınız yine posta yoluyla adresinize teslim ediliyor. Kartın gelmesini beklemeden, tüm işlemler tamamlandığında size artık TK tarafından sigortalı olduğunuzu belirten bir “confirmation letter” da gönderiyorlar. Hem email hem de posta yoluyla. Bu dökümanı şirketinizin ilgili HR’ına göndermeniz gerekiyor. Buna ek olarak bu belge, Mavi Kart için de önemli bir belge olacak bir sonraki aşamada. O halde, vakit kaybetmeden Mavi Kart kısmına geçelim.

Mavi Kart Almanya Başvurusu

Türkiye Almanya Başkonsolosluğundan aldığınız Mavi Kart Vizesi aslında geçici bir vize. Verilirken de zaten bu vurgulanıyor. Pasaport’a basılı olarak gelen bu vize, altı aylık olarak çıkıyor ve sizden beklenilen en önemli şeylerden biri de karta basılı Mavi Kart’ınıza Almanya’da Yabancılar Ofisi’nden başvurmanız.

Burdaki başvuru da çok önemli olduğundan gerekli tüm detayları ve kendi deneyimlerimizi bu yazımda topladım. Detaylarıyla ilgilenen arkadaşlar bu yazımı inceleyebilir.

Türk Konsolosluğu’nda Adres Değişikliği

Almanya’ya yerleştikten sonra yapılması gereken önemli şeylerden biri de Türkiye Konsolosluğu’na adres değişikliğinizi bildirmek. Bir diğer deyişle, “Ben artık Almanya’da ikamet ediyorum.” Diyorsunuz. Yasalarımıza göre her türlü adres değişikliğini devlete bildirmemiz gerektiği için yapmamız gereken bir işlem aslında. Bunu zamanında yapmadığınızda, 20 gün içerisinde yapılması gerekiyor, ceza ödüyorsunuz. Bir diğer önemli nokta da yeni adresiniz ve işinizle ilgili SGK’yı da bilgilendirmemiş olduğunuzdan SGK borcunuz da çıkabilir. Konsoloslukta yapacağınız bu bilgilendirme aynı zamanda SGK borcu oluşmasını da engellemiş oluyor.

Öncelikle konsolosluğa randevu alarak gitmeniz işlemlerinizi daha rahat ve hızlı bir şeklide yapmanızı sağlayacaktır. Biz randevu alarak gitmiştik. Fakat gittiğimizde randevu almadan gelenlerin de işlemlerinin alındığını gördük. Randevu almak için Türkiye konsololosluğu’nun resmi internet sitesini kullanmak gerekiyor. Berlin Büyükelçiliği için bu siteyi kullanmıştık.

Adres beyanı yapacağınız için, yanınızda Anmeldung’unuzu da götürmenizi tavsiye ederim. Biz işlemler sırasında sorulmadan vermiştik belgemizi görevliye. İnternetten yaptığımız araştırmalarda, tamamen sizin beyanınızı doğru kabul eden görevliler de olduğunu okumuştuk. Örneğin “Şu tarihte şu adrese taşındım artık orda yaşıyorum” gibi. Fakat riske atmamak için Anmeldung belgenizi de yanınızda götürmenizi öneririm.

Sıranız geldiğinde görevliye belgelerinizi veriyorsunuz, ya da beyanat ile hangi tarihten itibaren nerde yaşadığınızı söylüyorsunuz. Görevli de bu bilgileri sisteme işliyor ve işlem bitiyor. Çok kısa süren bir işlem. Hem İkametgah değişikliği bildirilmediği için oluşacak cezadan hem de SGK borcundan kaçınmak adına, bu işlemi de zamanında yapmanızı tavsiye ederim.

Radyo Televizyon Vergisi

Bu konuya ayrı bir başlık açıp açmamak üzerine epey bir düşünsem de sanırım en doğrusu hazır bürokratik olaylardan bahsederken mutlaka bundan da bahsetmek. Bu vergi çoğu zaman önemsiz görülse ve Expat’lar tarafından hiç sevilmese de vergiyi ödemediğiniz sürece hem cezalarla karşılaşabilirsiniz hem de kredi notunuzu doğrudan olumsuz olarak etkileyecektir.

Peki nedir bu Radyo, Televizyon Vergisi? Aslında temel olarak, radyo televizyon yayın kuruluşlarının, devlet veya özel, işleyebilmesi için onları finanse eden vergi diyebiliriz bu vergiye. Burda akıllara şöyle bir soru gelebilir. “Neden hem devlete vergi öderken hem de ayrı bir kuruma tekrardan vergi ödüyoruz?” Aslında bunun çok güzel bir açıklaması var. O da radyo ve televizyonu yani yayın kuruluşlarını tamamen bağımsız yapabilmek ve hükümet etkisinden uzak tutabilmek. Hatta halktan toplanan vergiler doğrudan bu kuruma gidiyor. Araya bir aracı devlet kurumu dahi koyulmamış.

En güncel miktar resmi sitelerinden takip edilebilir. Fakat, 2021 itibari ile aylık 18.36 Euro şeklinde bir para ödüyoruz. Evde yaşayan bir kişinin bunu ödemesi yeterli oluyor. Örneğin eşim ve ben aynı ikamet adresinde bulunduğumuz için sadece ben borçlu çıkıyorum ve faturalar da bana geliyor.

Anmeldung yaptırdıktan sonra adresiniz devletin tüm resmi kayıtlarına da işlendiği için, bir süre sonra aşağıdaki resimdeki gibi bir mektup alıyorsunuz. Burda güncel borcunuzu ve ne zaman ödemeniz gerektiği bilgisi yazıyor. Eğer zamanında ödemezseniz faiz işliyor ve bu borç doğrudan kredi notunuzu da etki ediyor. Yani mektupları görmezlikten gelmek hiç doğru bir seçenek değil.

radyo tv vergisi

Peki Alman Radyo ve Televizyonları’nı kullanmıyoruz, hatta evde karasal ya da uydu yayınımız yok, yine de ödemeli miyiz? Bunun da cevabımız malesef: “Evet”. Hatta Expat’lar arasında en sevilmeyen ve en çok tartışılan konu da sanırım bu vergi.

Fakat burda da hükümetin açıklaması şu şekilde: “Evinde internetin bağlı, hatta akıllı telefonunda da mobil verin mevcut. Bunları kullanarak da TV hizmetlerinden faydalanabilirsin. O sebeple, evinde karasal ya da uydu yayını olmasa da yine de vergiden sorumlusun.” Bu da mantıklı bir açıklama diye düşünüyorum.

Bazı arkadaşların bu durumu mahkemeye götürdüğü hatta bazılarının evde internetlerini de iptal ettirdiklerini okumuştum çeşitli gruplarda, fakat yine de ödemek durumunda kalmışlar. Özetle kaçış yok mecbur ödeyeceğiz 🙂

Ödeme kısmına geçersek burda iki seçenek mevcut. Birincisi hesap bilgilerinizi kurum ile paylaşıyorsunuz ve kurumun her ay belirlenen miktarı hesabınızdan çekmesini onaylıyorsunuz. (bunu online olarak ya da posta ile yapmak mümkün).

İkinci seçenek de kurumun IBAN’ına ,açıklama kısmına abonman numaranızı yazarak, para transferi yapıyorsunuz. Kurumun IBAN’ı eyaletlere göre değişebiliyor. Size gelen mektupta en altta optik forma benzeyen kısımda yazan IBAN’a transfer edilebilir ya da bu siteden eyalet seçilerek IBAN kontrolü yapılabilir.

Almanya’ya yerleştikten ve yorgunluğu atıp biraz ülkenin keyfini çıkardıktan sonra bu bürokratik işlemlere de mutlaka zaman ayırıp ertelemeden yapmak çok önemli. Böylece, hem ceza uygulamarını hem de ileride finansal durumunuzu ve oturum izinlerinizi etkileyebilecek negatif durumların oluşmasını engelleyebilirsiniz. Bu yazımda kendi deneyimlediğimiz bürokratik işlerden bahsettim. Umarım faydalı olabilmişimdir. Diğer sorularınız için her zaman iletişime geçebilirsiniz.

Hoşçakalın.

search previous next tag category expand menu location phone mail time cart zoom edit close